davaci.de
  • Giriş Yap
  • Hesap Oluştur

  • Rezervasyonlar
  • Hesabım
  • Şu kullanıcı olarak giriş yapıldı:

  • filler@godaddy.com


  • Rezervasyonlar
  • Hesabım
  • Oturumu kapat

  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Impressum
  • SORU-CEVAP
  • Daha fazlası
    • Ana Sayfa
    • Hakkımda
    • Impressum
    • SORU-CEVAP
davaci.de

Şu kullanıcı olarak giriş yapıldı:

filler@godaddy.com

  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Impressum
  • SORU-CEVAP

Hesap


  • Rezervasyonlar
  • Hesabım
  • Oturumu kapat


  • Giriş Yap
  • Rezervasyonlar
  • Hesabım

Sıkça Sorulan Sorular

Sorunuzun yanıtını bulamadıysanız lütfen bize ulaşın.

 Evet, bazı durumlarda açabilir. Özellikle saklı payın ihlali veya mirastan mal kaçırma şüphesi varsa dava yolu gündeme gelir.  


Özellikle tapuda satış yapılmış gibi görünse de gerçekte bağış varsa ve amaç diğer mirasçıları dışlamaksa, dava açılması mümkündür.
Bu tür durumlarda en çok muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir.
Ayrıca saklı payı zedelenen mirasçılar bakımından tenkis davası da söz konusu olabilir.
Her satış işlemi otomatik olarak iptal edilmez; annenin gerçek iradesi, satış bedelinin ödenip ödenmediği ve aile içi durum birlikte değerlendirilir.
Tapu kayıtları, banka hareketleri, tanıklar ve diğer belgeler bu noktada önem taşır.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar da Türkiye’de vekaletle dava açabilir. 


Türkiye’de miras kalan ev benim haberim olmadan satıldıysa, yine de hakkınızı aramanız mümkün olabilir.
Miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçılara bir bütün olarak geçer; bu nedenle satışın nasıl ve kim tarafından yapıldığı önce dikkatle incelenmelidir.
Eğer taşınmaz miras ortaklığı içindeyken usule aykırı şekilde devredildiyse, somut duruma göre tapu iptali ve tescil, muris muvazaası veya başka miras davaları gündeme gelebilir.
Özellikle satış görünmesine rağmen gerçekte mal kaçırma amacı varsa, mirasçılar dava açabilir.
İlk olarak tapu kayıtları, veraset ilamı, satış tarihi, satış bedeli ve alıcı bilgileri toplanmalıdır.
Bazı dosyalarda tek başına satış yetkisi zaten tartışmalı olabildiğinden, işlemin hukuki geçerliliği ayrıca değerlendirilir.
Yurt dışında yaşıyor olsanız bile Türkiye’de vekaletle dava ve takip işlemleri yapılabilir. 


Evet, muris muvazaası davasını Almanya’dan takip etmeniz mümkündür.
Türk bir avukata usulüne uygun vekalet vererek davayı açabilir ve süreci büyük ölçüde uzaktan yürütebilirsiniz. Çoğu durumda duruşmalara bizzat gelmeniz gerekmez; işlemler avukat aracılığıyla takip edilir. Özellikle konsolosluktan düzenlenecek vekaletnamenin içeriğinin doğru hazırlanması önemlidir. Vekaletnamede miras, tapu iptali, tescil ve dava takibi gibi yetkilerin açıkça yer alması gerekir. Dava için genellikle tapu kayıtları, veraset ilamı, nüfus kayıtları ve varsa tanık bilgileri hazırlanır. Somut olayın durumuna göre mahkeme ayrıca ek belge ve açıklama da isteyebilir. 


Evet, Türkiye’de mirasçılık belgesini Almanya’dan vekalet vererek çıkarabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’na göre mirasçılık belgesi başvuru üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe verilebilir. Bu işlem çoğu durumda Türkiye’de bir avukat aracılığıyla yürütülebilir.
Yurt dışında olduğunuz için Türkiye’ye gelmeden, konsolosluktan düzenlenecek uygun içerikli vekaletname ile süreç takip edilebilir. Özellikle vekaletnamede mirasçılık belgesi alma, miras işlemleri ve gerekli başvuruları yapma yetkilerinin açıkça yer alması önemlidir.
Bazı dosyalarda noter yerine mahkeme yolu gerekebilir; bu durum nüfus kayıtları ve mirasçılık durumuna göre değişir.  Bu nedenle başvuru öncesinde belge ve vekalet içeriğinin doğru hazırlanması faydalı olur. 


 Babamın ikinci evliliğinden sonra mallarını yeni eşine devretmeye başlaması, çocuklar açısından bazı durumlarda dava hakkı doğurabilir. Özellikle bu devirler gerçek bir satış değilse ve amaç mirasçılardan mal kaçırmaksa, ileride muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir. Eğer saklı paylı mirasçıların korunmuş payları zedelenirse tenkis davası da söz konusu olabilir. Şimdiden tapu kayıtları, satış tarihleri, bedel bilgileri, banka hareketleri ve varsa tanıklar toplanmalıdır.Babanın yaş, sağlık ve irade durumu da ayrıca önem taşıyabilir. Eğer akıl zayıflığı veya kötü yönlendirme şüphesi varsa kısıtlama ve vasi süreci de değerlendirilebilir. Somut durumda hangi yolun uygun olduğu, yapılan devirlerin gerçek niteliğine göre belirlenir. 


Türkiye’de reddi miras için kural olarak süre 3 aydır; bu süre geçerse normal reddi miras hakkı genelde düşer. Ancak her durumda yol tamamen kapanmış sayılmaz.Özellikle murisin ölümü anında tereke açıkça borca batıksa, bazı hallerde “hükmen ret” imkanı gündeme gelebilir. Bunun için borçların, terekenin malvarlığından fazla olduğunu gösterecek belge ve kayıtlar önem taşır. Ayrıca sürenin ne zaman başladığı da her dosyada ayrı incelenir; mirasçılık sıfatının daha sonra öğrenildiği ispatlanabiliyorsa değerlendirme değişebilir. Bu yüzden süre geçti diye doğrudan vazgeçmeden, dosyanın borca batıklık ve süre başlangıcı yönünden ayrıca incelenmesi gerekir.


 Almanya’da yaptığınız reddi miras, Türkiye’deki miras hakkınızı otomatik olarak aynı şekilde etkilemeyebilir.Çünkü milletlerarası miras kurallarında, Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından kural olarak Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle Almanya’daki ret beyanının Türkiye’de doğrudan yeterli olup olmadığı, mirasın türüne ve malın nerede bulunduğuna göre ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle Türkiye’deki ev, arsa gibi taşınmazlar için ayrı Türk hukuku incelemesi gerekir. Eğer Türkiye’de ayrıca süresinde reddi miras yapılmadıysa, sırf Almanya’daki işlem her zaman tek başına yeterli olmayabilir. Bu yüzden somut dosyada murisin vatandaşlığı, malvarlığı türü ve Türkiye’de işlem yapılıp yapılmadığı birlikte incelenmelidir. Kısacası: Etkileyebilir, ama otomatik ve tek tip bir sonuç doğurur denemez; Türkiye yönünden ayrıca hukuki değerlendirme şarttır. 


Evet, dededen kalan taşınmazlar hâlâ paylaşılmadıysa ortaklığın giderilmesi davası açılması mümkündür. Mirasçılar, tereke üzerindeki elbirliği halindeki ortaklığın sona erdirilmesini mahkemeden isteyebilir. Bu dava sonunda taşınmazlar aynen bölünebiliyorsa paylaşım, bölünemiyorsa genelde satış yoluyla paylaşım gündeme gelir.Ancak güncel uygulamada taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk da söz konusu olabilir. Bu nedenle önce mirasçılık belgesi, tapu kayıtları ve taşınmaz bilgileri hazırlanmalıdır. Yurt dışında yaşayan mirasçılar da Türkiye’de avukat aracılığıyla bu süreci vekaletle takip edebilir. 


Evet, Türkiye’deki miras davası sürerken Almanya’dan duruşmaya bizzat katılmadan işlem yapılması çoğu durumda mümkündür.Türk bir avukata vekalet verilirse dava ve takip işlemleri sizin adınıza yürütülebilir. UYAP ve avukat aracılığıyla birçok işlem fizikî olarak mahkemeye gitmeden takip edilebilmektedir. Ancak mahkeme, somut dosyada tarafın bizzat dinlenmesini gerekli görürse istisnai olarak şahsen katılım veya özel açıklama isteyebilir. Bu nedenle doğru hazırlanmış vekaletname ve dosyaya uygun belge hazırlığı önem taşır. Uygulamada miras davalarının önemli bir kısmı yurt dışından avukat aracılığıyla yürütülebilmektedir. 


Almanya’da boşanmış olmanız, kararın Türkiye’de her durumda otomatik olarak kendiliğinden sonuç doğurduğu anlamına gelmez. Türkiye’de işlem yapılabilmesi için kural olarak yabancı boşanma kararının tanıma veya tenfiz yoluyla geçerlilik kazanması gerekir.
Bununla birlikte, belirli şartlar varsa yabancı boşanma kararları Türkiye’de nüfus müdürlüğü nezdinde idari yolla da tescil ettirilebilmektedir. Yani cevap çoğu dosyada “otomatik olarak değil, gerekli işlem yapıldıktan sonra geçerli olur” şeklindedir.
Kararın kesinleşmiş olması, usulüne uygun belge ve tercüme bulunması ve başvuru şartlarının sağlanması önem taşır. Eğer idari tescil şartları yoksa Türk mahkemesinde tanıma veya tenfiz süreci gerekir.  Türk bir avukata vekalet verilirse bu işlemler Türkiye’ye gitmeye gerek olmadan da takip edilebilir.


 Evet, Türkiye’de yeniden evlenmek istiyorsanız Almanya’daki boşanma kararınızın önce Türkiye’de işlenmiş olması gerekir. Türkiye’de nüfus kaydında hâlâ evli görünen bir kişi yeniden evlenemez.  Bu nedenle yabancı boşanma kararının şartlara göre ya nüfus müdürlüğünde tescil edilmesi ya da tanıma/tenfiz yoluyla Türkiye’de geçerli hale getirilmesi gerekir. Kararın kesinleşmiş olması ve gerekli belgelerin usulüne uygun hazırlanması önemlidir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


 Alman mahkemesinin verdiği velayet kararı, Türkiye’de her durumda otomatik olarak kendiliğinden uygulanır denemez. Yabancı velayet kararlarının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için çoğu durumda tanıma veya tenfiz süreci gerekir. Bu alanda Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Türk milletlerarası usul kuralları önem taşır.
Mahkeme değerlendirmesinde çocuğun üstün yararı da belirleyici ölçütlerden biridir.
Kararın kesinleşmiş olması ve belgelerin usulüne uygun hazırlanması gerekir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Eski eşiniz Türkiye’de hâlâ boşanmış görünmediğinizi söylüyorsa, yabancı boşanma kararınız büyük ihtimalle Türkiye’de henüz işlenmemiştir. Bu durumda Almanya’daki boşanma kararının Türkiye’de ya nüfus müdürlüğünde tescil edilmesi ya da gerekiyorsa tanıma/tenfiz yoluyla geçerli hale getirilmesi gerekir. Kararın kesinleşmiş olması ve apostil ile tercüme gibi belge şartlarının tamamlanması önemlidir. Eğer idari tescil şartları sağlanmıyorsa, Türk mahkemesinde tanıma veya tenfiz süreci gerekir. Sorun bir nüfus kayıt hatası değil, yabancı boşanma kararının henüz Türkiye kayıtlarına işlenmemiş olmasıdır. Gereken durumlarda kayıt değişikliği mahkeme kararıyla yapılır. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, tanıma ve tenfiz davası için Türkiye’ye gitmeden vekalet verebilirsiniz. Yurt dışında yaşayan kişiler, Türk konsolosluğunda düzenlenecek vekaletname ile bu süreci başlatabilir. Bazı durumlarda yabancı noterden vekalet verilmesi de mümkündür; ancak bu halde apostil ve usule uygun tercüme gerekebilir. Vekaletnamenin içeriğinin doğru hazırlanması önemlidir. Özellikle tanıma, tenfiz, dava açma ve takip yetkilerinin açıkça yer alması gerekir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, Alman mahkemesinin nafaka kararının Türkiye’de uygulanması mümkündür.
Ancak bunun için kararın Türkiye’de doğrudan değil, kural olarak tanıma ve özellikle tenfiz yoluyla geçerli hale getirilmesi gerekir. Tenfiz kararı alındıktan sonra yabancı nafaka hükmü Türkiye’de icra edilebilir hale gelir. Kararın kesinleşmiş olması ve gerekli belgelerin usulüne uygun hazırlanması önemlidir. Uluslararası nafaka tahsili konusunda Adalet Bakanlığı bünyesinde ayrıca merkezi makam desteği de bulunmaktadır. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Eşiniz Almanya’da boşanmış olsa bile, Türkiye’de nüfusta hâlâ evli görünüyorsanız boşanma kararı büyük ihtimalle henüz Türkiye kayıtlarına işlenmemiştir. Yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için şartlara göre nüfus müdürlüğünde tescil veya Türk mahkemesinde tanıma/tenfiz işlemi gerekir.  Kararın kesinleşmiş olması, usulüne uygun onaylanmış örneği ve Türkçe tercümesi önemlidir.  Sorun genelde “nüfus kaydı neden düzelmedi” değil, yabancı kararın Türkiye’de henüz işletilmemiş olmasıdır.
Bu nedenle önce kararın idari tescile uygun olup olmadığı, uygun değilse tanıma/tenfiz gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Evet, Almanya’da verilmiş çocukla kişisel ilişki kararı Türkiye’de uygulanabilir.
Ancak bu kararın Türkiye’de doğrudan değil, kural olarak tanıma ve özellikle tenfiz yoluyla icra edilebilir hale getirilmesi gerekir. Bu alanda uluslararası sözleşmeler ve Türk milletlerarası usul kuralları birlikte önem taşır. Mahkeme değerlendirmesinde çocuğun üstün yararı her zaman temel ölçüttür. Kararın kesinleşmiş olması ve belgelerin usulüne uygun hazırlanması gerekir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Evet, bunu resmi yollardan kontrol edebilirsiniz. Öncelikle e-Devlet üzerinden Tapu Bilgileri Sorgulama hizmetinden adınıza kayıtlı taşınmazları kontrol etmeniz gerekir.
Ayrıca Web Tapu sistemi üzerinden de taşınmaz bilgileri ve bazı belge görüntüleme işlemleri yapılabilmektedir. Eğer taşınmaz artık üzerinizde görünmüyorsa, devir işleminin tarihi ve dayanağı ayrıca incelenmelidir.Şüpheli bir devir varsa tapu kayıtları, resmi senet ve işlem belgeleri üzerinden hukuki değerlendirme yapılır. Gerekirse tapu iptali ve tescil davası veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


 Yaşlı babanız taşınmazlarını satıyorsa ve akli durumunun yerinde olmadığı düşünülüyorsa, kısıtlama ve vasi talebi gündeme gelebilir. Türk Medeni Kanunu’na göre akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya benzeri sebeplerle işlerini sağlıklı yürütemeyen kişiler hakkında vesayet kararı verilebilir. Bu durumda sulh hukuk mahkemesinden sağlık kurulu incelemesi, kısıtlama ve uygun görülürse vasi atanması istenebilir. Eğer satışlar gerçekten ayırt etme gücü yokken yapıldıysa, sonradan bu işlemlerin iptali de gündeme gelebilir. Bu nedenle tapu kayıtları, hastane kayıtları, doktor raporları ve tanıklar mümkün olduğunca erken toplanmalıdır.
Acil risk varsa, mahkemeden geçici koruma tedbirleri de ayrıca değerlendirilebilir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


 Evet, bazı durumlarda kira veya tazminat talep edebilirsiniz. Paylı veya elbirliği mülkiyetinde, taşınmazı tek başına kullanan hissedara karşı şartları varsa ecrimisil talebi gündeme gelebilir. Ancak uygulamada kural olarak, önce taşınmazdan yararlanmak istediğinizin karşı tarafa bildirilmiş olması yani “intifadan men” şartı önem taşır.
Eğer siz de payınıza karşılık bir kısmı kullanıyorsanız, ecrimisil talebi her zaman kabul edilmeyebilir. Bunun yanında, taşınmazı kullanmanız engelleniyorsa elatmanın önlenmesi davası da açılabilir.  Somut durumda tapu kaydı, fiili kullanım biçimi ve karşı tarafa yapılan bildirimler özellikle önemlidir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Evet, tapuda satış gibi gösterilip gerçekte bağış yapılmışsa dava açılması mümkün olabilir.
Özellikle amaç diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakmaksa, bu durum uygulamada çoğu zaman muris muvazaası olarak değerlendirilir. Bu halde şartları varsa tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Eğer saklı pay ihlali de varsa ayrıca tenkis davası da gündeme gelebilir.
Mahkeme, işlemin gerçekten satış mı yoksa görünürde satış, gerçekte bağış mı olduğunu inceler.Satış bedelinin ödenip ödenmediği, tarafların ekonomik durumu ve aile ilişkileri bu noktada önem taşır.Bu nedenle tapu kayıtları, banka hareketleri ve tanıklar dikkatle değerlendirilmelidir. 


 Yurt dışında yaşıyorsanız, Türkiye’de taşınmaz satışı için en güvenli yol Türk konsolosluğunda satış vekaletnamesi düzenlemektir. Tapu işlemlerinde kullanılacak vekaletnamenin içeriği çok önemlidir; satış, devir, tapuda imza, bedel tahsili ve gerekli başvurular gibi yetkiler açıkça yazılmalıdır. Yurt dışında noterden vekalet verilmesi de bazı durumlarda mümkündür; ancak tapu işlemlerinde şekil şartları daha sıkıdır ve apostil tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Bu nedenle vekaletnamenin tapu işlemine uygun biçimde hazırlanması gerekir. Özellikle yanlış veya eksik yetki yazılması satış işlemini geciktirebilir ya da geçersizlik riski doğurabilir. Uygulamada en sağlıklı yöntem, metni önceden hazırlayıp konsoloslukta buna uygun vekalet çıkarmaktır. Türk bir avukata veya güvendiğiniz kişiye vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Türkiye’de arsanız varsa ve üzerine başkası izinsiz yapı yaptıysa, en sık gündeme gelen dava elatmanın önlenmesi ve yıkım (kal) davasıdır. Somut duruma göre bu davayla birlikte haksız işgal tazminatı yani ecrimisil talebi de ileri sürülebilir. Ancak yapı yapan kişinin hangi sıfatla orada bulunduğu, izin olup olmadığı ve yapının niteliği ayrıca incelenmelidir. Bazı dosyalarda sadece müdahalenin kaldırılması yeterli olurken, bazı dosyalarda yıkım talebi de gerekir. Bu nedenle tapu kaydı, arsanın durumu, yapının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı önce netleştirilmelidir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


 Kardeşiniz annenizden aldığı vekaleti kötüye kullanarak evi kendi üzerine geçirdiyse, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir. Özellikle kardeşinizin işlemi annenizin gerçek iradesine aykırı yaptıysa veya bedelsiz ya da hileli bir devir söz konusuysa dava açılabilir. Ancak tapu doğrudan kardeşiniz adına geçtiği için, annenizin iradesi, vekaletnamenin kapsamı ve işlemin hangi şartlarda yapıldığı dikkatle incelenmelidir. Bu nedenle vekaletname, tapu kayıtları, satış bedeli, banka hareketleri ve varsa tanıklar önem taşır. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, Türkiye’de kira ödemeyen kiracıya karşı Almanya’dan icra takibi başlatabilirsiniz.
Bu tür alacaklar için Türkiye’de ilamsız icra takibi yoluna başvurulması mümkündür.
Yurt dışında olmanız tek başına engel değildir; ancak yabancı gerçek kişiler bakımından bazı dosyalarda teminat konusu ayrıca gündeme gelebilir. Uygulamada kira sözleşmesi, ödeme kayıtları ve borç miktarı hazırlanarak takip başlatılır. İstenirse aynı takip içinde tahliye talebi de şartlarına göre değerlendirilebilir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, kiracının bıraktığı zarar depozitodan fazlaysa kalan kısmı ayrıca talep edebilirsiniz.
Kiracı, kiralananı özenle kullanmakla yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı davranıştan doğan zararlar istenebilir. Depozito ise sadece bir güvencedir; kanunda güvence bedelinin sınırı ve tutulma şekli ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle zarar miktarı depozitoyu aşıyorsa, fazla kısım için ayrıca alacak veya tazminat talebi mümkündür. Ancak bunun için zararın normal kullanım yıpranması değil, kiracının kusurlu kullanımından kaynaklandığının gösterilmesi gerekir. Teslim tutanağı, fotoğraflar, tamir faturaları ve mümkünse ekspertiz tespiti bu noktada çok önemlidir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


 Evet, geçerli bir tahliye taahhütnamesi varsa kiracı çıkmıyorsa hukuki işlem başlatabilirsiniz. Türk Borçlar Kanunu’na göre, kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren bu tarihten itibaren bir ay içinde icraya başvurabilir veya dava açabilir. Bu nedenle en önemli konu, taahhütnamenin geçerli olması ve bir aylık sürenin kaçırılmamasıdır. Taahhütnamenin yazılı olması, belirli bir tahliye tarihi içermesi ve kural olarak kiralananın tesliminden sonra düzenlenmiş olması gerekir.
Süre içinde başvuru yapılırsa tahliye talepli icra takibi veya tahliye davası gündeme gelir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Kiracının anahtarı bırakıp gitmesi tek başına her zaman hukuken tahliye sayılmaz.
Önemli olan, kiralananın fiilen boşaltılması ve anahtarın kiraya verene usulüne uygun şekilde teslim edildiğinin ispatlanabilmesidir. Kiracı tahliyeyi ve anahtar teslimini ispatlayamazsa, kira borcunun devam ettiği savunulabilir. Bu nedenle en güvenli yol, anahtar tesliminin yazılı tutanakla veya açık delille belgelenmesidir. Sadece kapıya bırakma, komşuya verme veya haber vermeden çıkma çoğu zaman tek başına yeterli kabul edilmez.
Somut durumda anahtarın nasıl bırakıldığı ve evin gerçekten boşaltılıp boşaltılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.


 Kiracı iflas ettiyse kira alacağını tahsil etmek yine de mümkündür, ancak takip artık çoğu durumda iflas masası üzerinden yürür. İflas açıldıktan sonra alacağın ilgili iflas masasına kaydettirilmesi gerekir; dağıtım yapılırsa alacaklılar sıraya göre pay alır.
Kiracı iflas etmişse kiraya veren ayrıca işleyecek kira bedelleri için güvence isteyebilir; uygun güvence verilmezse sözleşmenin feshi de gündeme gelebilir. Bu nedenle kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, borç dökümü ve iflas bilgileri hızlıca toplanmalıdır. Alacağın ne kadarının tahsil edileceği, masadaki malvarlığına ve sıra durumuna göre değişir. Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, Türkiye’de tahliye davasını siz bizzat gitmeden avukat aracılığıyla yürütebilirsiniz.
Türk bir avukata vekalet verilirse dava açılması, duruşmaların takibi ve gerekli başvurular sizin adınıza yapılabilir. Uygulamada yurt dışında yaşayan kişiler kira ve tahliye dosyalarını bu şekilde sıkça takip etmektedir.Ancak mahkeme somut olayda tarafın bizzat dinlenmesini gerekli görürse istisnai olarak ayrıca açıklama isteyebilir. Bu nedenle vekaletnamenin doğru hazırlanması ve dava belgelerinin eksiksiz toplanması önemlidir. Çoğu durumda işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan yürütülebilir. . 


 Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracı 10 yılı doldurdu diye hemen tahliye edilemez; önemli olan 10 yıllık ilk süre değil, 10 yıllık uzama süresinin dolmuş olmasıdır.
Türk Borçlar Kanunu’na göre kiraya veren, bu 10 yıllık uzama süresinin bitiminden sonra gelen her uzama yılının sonunda, en az 3 ay önceden yazılı bildirim yaparak sözleşmeyi sebep göstermeden sona erdirebilir.
Yani belirli süreli kira sözleşmesinde toplamda çoğu zaman 1 yıl + 10 uzama yılı gibi bir yapı ortaya çıkar.
Süre ve bildirim tarihi yanlış hesaplanırsa tahliye hakkı o dönem için kaçabilir.
Bu yüzden sözleşme başlangıcı, yenilemeler ve ihtarın zamanı dikkatle incelenmelidir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Çoğu durumda önce icra takibi daha pratik ve hızlı yoldur.
Özellikle kira alacağı açık, belirli ve belgelenebilir durumdaysa ilamsız icra takibiyle ödeme emri gönderilebilir.
Kiracı ödeme yapmaz veya itiraz etmezse takip ilerler; şartları varsa tahliye imkânı da doğabilir.
Ancak kiracı borca itiraz ederse, bu kez itirazın kaldırılması, itirazın iptali veya ayrıca dava süreci gündeme gelir.
Uyuşmazlık miktar, ödeme, kira ilişkisi veya belge yönünden tartışmalıysa bazen doğrudan dava açmak daha uygun olabilir.
Hangi yolun daha doğru olduğu, kira sözleşmesi, ödeme kayıtları ve tahliye hedefi olup olmadığına göre belirlenir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Başvuruda babanızın yaş, sağlık ve günlük işlerini sağlıklı yürütemediğine ilişkin olgular açıkça anlatılmalıdır.
Mahkeme gerekli görürse sağlık incelemesi yaptırır ve vesayet gerekip gerekmediğini değerlendirir; resmi sağlık kurulu raporu özellikle önem taşır.
Talep dilekçesine nüfus kayıtları, mevcut sağlık belgeleri, hastane evrakları ve varsa tanık bilgileri eklenmesi faydalıdır.
Şartlar oluşursa mahkeme kısıtlama kararı verip vasi atayabilir; vasi, kişinin malvarlığını ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür.
Acil risk varsa, satış ve benzeri işlemler yönünden geçici koruma ihtiyacı da ayrıca ileri sürülebilir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Evet, bazı durumlarda çocuklar olarak hukuken müdahale etmeniz mümkün olabilir.
Özellikle babanız yaşlılık, akıl zayıflığı, hastalık veya benzeri sebeplerle malvarlığını sağlıklı biçimde yönetemiyorsa, kısıtlama ve vasi talebi gündeme gelebilir.
Bu başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır ve mahkeme gerekirse sağlık incelemesi de yaptırır.
Eğer üçüncü kişilerin etkisiyle taşınmaz devri, para çekimi veya zarar verici işlemler yapılıyorsa, bunların ayrıca incelenmesi gerekir.
Somut duruma göre hem koruyucu tedbirler hem de sonradan iptal davası ihtimali doğabilir.
Bu nedenle sağlık belgeleri, banka hareketleri, tapu kayıtları ve varsa tanık bilgileri mümkün olduğunca erken toplanmalıdır.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, üvey annenin etkisiyle mal kaçırıldığını düşünüyorsanız bazı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Özellikle görünürde satış yapılıp gerçekte bağış söz konusuysa, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılabilir.
Eğer saklı payınız zedelenmişse, ayrıca tenkis davası da değerlendirilebilir.
Babanızın iradesi zayıflamışsa, yaş, hastalık veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama ve vasi talebi de gündeme gelebilir.
Bunun yanında vekalet kötüye kullanıldıysa veya işlem hileyle yapıldıysa, buna dayalı iptal davası da mümkün olabilir.
Bu nedenle tapu kayıtları, satış bedeli bilgileri, banka hareketleri, sağlık belgeleri ve tanıklar mümkün olduğunca erken toplanmalıdır.
Hangi yolun uygun olduğu, yapılan devrin gerçek niteliğine göre belirlenir. 


Evet, Türkiye’de velayet değişikliği davasını Almanya’dan açmanız mümkündür.
Bu dava Türkiye’de aile mahkemesinde görülür ve Türk bir avukata vekalet verilirse süreç sizin adınıza yürütülebilir.
Yurt dışında olmanız tek başına dava açmanıza engel değildir; ancak tebligat ve yetki konuları somut duruma göre ayrıca değerlendirilir.
Velayet değişikliği için çocuğun üstün yararını etkileyen yeni ve önemli bir durumun ortaya çıkmış olması gerekir.
Mahkeme, mevcut koşulları, çocuğun yaşam düzenini ve ebeveynlerin durumunu birlikte değerlendirir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


 Çocuğunuz Türkiye’ye götürüldü ve geri getirilmiyorsa, bu durumda acilen hukuki işlem başlatılması gerekir.
Özellikle çocuk Almanya’daki mutat yaşama yerinden diğer ebeveynin rızası dışında götürüldü veya alıkonulduysa, uluslararası çocuk kaçırma prosedürü gündeme gelebilir.
Türkiye’de bu konuda Adalet Bakanlığı merkezi makam olarak görev yapar ve çocuğun iadesi için başvuru süreci işletilebilir.
Ayrıca varsa velayet ve kişisel ilişki kararları da dosyada çok önemlidir.
Bu tür dosyalarda zaman kaybı ciddi sonuç doğurabileceği için, çocuğun bulunduğu yer, mevcut mahkeme kararları ve götürülme tarihi hemen netleştirilmelidir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Türkiye’de verdiğiniz senede dayanılarak icra takibi başlatıldıysa, itiraz süresi çok önemlidir.
Senet kambiyo senedi niteliğindeyse, ödeme emrine karşı kural olarak tebliğden itibaren 5 gün içinde itiraz veya şikâyet yoluna başvurulması gerekir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ise borca itiraz süresi kural olarak 7 gündür.
Bu nedenle önce gelen ödeme emrinin hangi takip yoluna dayandığı netleştirilmelidir.
İtirazda imza size ait değilse bunun açıkça belirtilmesi gerekir; imzaya itiraz ayrıca yapılmalıdır.
Süre kaçırılırsa takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Evet, nüfus kayıtlarınızdaki bazı hataları Almanya’dan da düzelttirmeniz mümkündür.
Yurt dışında bulunan kişiler, işlemin türüne göre Türk dış temsilciliklerine başvurabilir; bazı kayıt düzeltmeleri ise mahkeme kararı gerektirebilir.
Bu nedenle önce hatanın türü belirlenmelidir: basit bir kayıt güncellemesi mi, yoksa dava gerektiren bir nüfus kaydı düzeltmesi mi olduğu önemlidir.
Birçok işlem için konsolosluk başvurusu yapılabilir; ayrıca bilgi almak için ALO 199 ve NVİ canlı destek de kullanılabilmektedir.
Mahkeme kararı gereken durumlarda ise Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Almanya’da yapılan evlilik Türkiye’de tescil edilmezse, evlilik Türk nüfus kayıtlarına işlenmemiş olur.
Bu durumda medeni haliniz Türkiye’de bekâr görünebilir ve ileride nüfus, miras, soyadı, aile cüzdanı ve bazı resmi işlemlerde sorun yaşanabilir.
Yurt dışında yapılan evliliğin kural olarak dış temsilciliğe veya Türkiye’de nüfus müdürlüğüne bildirilmesi gerekir.
Bildirimin süresinde yapılmamış olması evliliği yok saymaz; ancak kayıtların düzeltilmesini gerektirir.
Bu nedenle evlenme belgesi, tercüme ve gerekli onaylarla tescil işleminin tamamlanması önemlidir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir. 


Türkiye’de miras işlemlerinde apostil gerekip gerekmediği, belgenin yurt dışında düzenlenmiş resmî belge olup olmamasına göre değişir.
Genelde Almanya’dan alınan ölüm belgesi, doğum belgesi, evlilik/boşanma belgesi, mirasçılık durumunu etkileyen mahkeme kararları ve noter belgeleri Türkiye’de kullanılacaksa apostil ve usulüne uygun Türkçe tercüme istenir.
Türkiye’de düzenlenmiş belgeler için ayrıca apostil aranmaz; sorun daha çok yabancı ülkeden getirilen belgelerde çıkar.
Özellikle yabancı mahkeme kararı veya noter belgesi kullanılacaksa apostil çoğu zaman kritik önemdedir.
Bazı işlemlerde sadece apostil yetmez, ayrıca yeminli tercüme ve ilgili makam onayı da gerekir.
Bu nedenle hangi belgenin kullanılacağı baştan belirlenmeli ve her belge ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Türk bir avukata vekalet verilirse, işlemler Türkiye’ye gitmenize gerek olmadan takip edilebilir.


Eet, Almanya’dan verilen noter vekaleti birçok dava için yeterli olabilir.
Almanya’daki noterde düzenlenen vekaletnameye apostil alınır ve usulüne uygun tercüme yapılırsa, Türkiye’de geçerli kabul edilebilir.
Ancak her işlem için bu yol yeterli değildir.
Özellikle tapuda işlem yapılmasını gerektiren bazı vekaletnamelerin mutlaka Türk konsolosluğunda düzenlenmesi gerekir; yabancı noterde yapılan ve apostilli olsa bile bazı tapu işlemlerinde kabul edilmez.
Sadece dava takibi açısından bakıldığında, doğru hazırlanmış noter vekaleti çoğu zaman kullanılabilir.
Bu nedenle en güvenli yöntem, vekaletin içeriğini baştan doğru belirlemek ve gerekiyorsa işlemi doğrudan Türk konsolosluğunda yapmaktır. 


Telif Hakkı © 2026 davaci.de - Tüm Hakları Saklıdır.


Destekli

Bu web sitesinde çerez kullanılır.

Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.

Kabul Et